! ! ! BARIŞ için YARIŞ > > >
ÇEÇEN KÖKENLİ BİR TÜRK VATANDAŞI, KÜRT VE DİĞER KÖKENLİ VATANDAŞLARINA DİYOR Kİ . . .
Sevgili KARDEŞLERİM,
Ben “ TOPLUMSAL BARIŞ ” konusunda duyarlı ve üzerine düşeni yapmaya hazır ama, son dönemde çeşitli ortamlarda ve en son da TBMM’ de yaşanan iletişim kopukluklarından huzursuz olan bir vatandaşınızım. Barış gibi zor bir hedefe ulaşabilmek için öncelikle gerçekçi ve genel kabul gören bir iletişim çerçevesi gerekir. Ben de, iyi niyetli tüm vatandaşlarımızın uygun bulabileceği bir iletişim çerçevesi oluşturmaya katkıda bulunabilmek için, ortak tarihimizin bu önemli aşamasında gündeme gelen, çok önemli konulardaki düşüncelerimi özetleyen bir “TOPLUMSAL BARIŞ BİLDİRGESİ” hazırladım.
Toplumu huzursuz eden belirsizlik, kararsızlık, hedefsizlik ve güvensizlik bulutlarını el birliği ile dağıtmalıyız. Gönül ister ki, tüm siyasi partilerimiz, bu bildirgeyi benimsesinler, bu çerçevede iletişim kurmaya başlasınlar ve böylesine yaşamsal bir projede güç birliği yaparak tüm topluma önderlik etsinler. Onları da tüm devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları ( STK ), üniversiteler ve tüm vatandaşlar -öncelikle gençler- takip etsinler ...
TOPLUMSAL BARIŞ BİLDİRGESİ
BİZ, VATANIMIZ TÜRKİYE’ de BARIŞ İÇİNDE BİRARADA YAŞAMAYA KARARLI OLAN TÜRK VATANDAŞLARI, AŞAĞIDAKİ SAPTAMALAR ve HEDEFLER ÇERÇEVESİNDE VATANIMIZDA TOPLUMSAL BARIŞI SAĞLAMAK ve SÜREKLİ KILMAK İÇİN GEREKEN HERŞEYİ, GÖREV KABUL EDEREK YAPACAĞIMIZI TÜM DÜNYAYA BİLDİRİRİZ.
1 ) VATANIMIZ ; “ TÜRKİYE ” , HEDEFİMİZ ; “ ÇAĞDAŞ VATAN ”
2 ) ÇAĞDAŞ VATANDAŞLIK HAKLARI >>> “TÜM” TÜRK VATANDAŞLARINA “EŞİT” OLARAK VERİLECEK.
3 ) VATANA ve MİLLETE ZARAR VERENLERE AYRICALIK VERİLEMEZ !
4 ) DEVLET TÜM VATANA ve TÜM VATANDAŞLARA SAHİP ÇIKACAK
5 ) HEPİMİZ VATANIMIZA, ORTAK GEÇMİŞİMİZE ve GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ.
6 ) HEPİMİZ BİRBİRİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ, GELECEĞİ -GEÇMİŞE TAKILMADAN- KURACAĞIZ.
7 ) DAHA NİCE HUZURLU ve GURURLU YÜZYILLARI BERABERCE ŞEKİLLENDİRECEĞİZ.
8 ) İLK HEDEFİMİZ ; “ TOPLUMSAL BARIŞ ” , KALICI HEDEFİMİZ ; “ ÇAĞDAŞ VATAN ”
9 ) BARIŞ SADECE DEVLETİN,HÜKÜMETİN,SİYASİ PARTİLERİN, STK’ LARIN DEĞİL, HEPİMİZİN GÖREVİDİR
10) HEPİMİZ BARIŞ İÇİN YARIŞACAĞIZ ! . . .
Yukarıdaki “TOPLUMSAL BARIŞ BİLDİRGESİ” ni açıklamadan önce, o düşüncelerimin temelini oluşturan “VATAN-VATANDAŞ ( Country-Citizen )” ve “DEVLET-MİLLET ( State-Nation )” kavramlarından anladıklarımı -ayrıntılara girmeden- özetlememde yarar var ; İlk okul “Yurttaşlık Bilgisi” derslerinde öğrendiğimiz gibi, “Yurt=Vatan” yer yüzünde insanların topluca yaşadıkları, sınırları belli ve dünya çapında resmen tanınmış olan yaşam alanlarına denir. Yurttaş=Vatandaş, bir vatanda -o vatanın maddi, manevi, kültürel ve idari yaşam kuralları çerçevesinde- gönül rızası ile yaşayan ( orada doğmuş veya oraya göç etmiş ) insanlar, o vatanın Vatandaş’ larıdır”. Bir vatanı yöneten siyasal ve toplumsal yapıya “Devlet”, ve o devlet tarafından yönetilen insanlara (vatandaşların tümüne) “Millet” denir. Kişinin ırkı-etnik kökeni, dini-mezhebi, ana dili veya geldiği yer ile hiç ilişkileri olmayan bu çağdaş tanımlar, sade oldukları kadar gerçekçi ve birleştirici de oldukları için, kolayca anlaşılırlar ve yaygın kabul görürler.
Atatürk’ ün, “Ne mutlu Türküm diyene” söylemi de yukarıdaki çağdaş tanımlarla tam uyumludur . Bu güçlü söylemi şöyle açıklayabiliriz; “Arkadaş, bu vatanın ismi TÜRKİYE’ dir, vatandaşlarına TÜRK, devletine “TÜRKİYE CUMHURİYETİ”, milletine de TÜRK MİLLETİ denir. Yüzyıllar boyunca olgunlaşan ve tüm yabancıların vatanımızı, devletimizi ve bizleri tanımlamak için kullandıkları bu isimler hepimizin Ortak Kimlik unsurlarıdır. Bunlar hiçbir şekilde Başka Kimlik ( ırk, etnik köken, din, mezhep gibi ) mesajları vermezler . ( Türkiye-Türk. Aynen, Almanya-Alman, İngiltere-İngiliz, Fransa-Fransız ve Rusya-Rus, . . . isimleri gibi ). Sen, bu vatanın yaşam kuralları çerçevesinde, bu vatanda gönüllü olarak yaşıyorsan, sen de TÜRKİYE’ de her açıdan eşit bir TÜRK VATANDAŞI’ sın. Vatandaşlık açısından, TÜRK’ sün, TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletine tabi olan TÜRK MİLLETİ’ nin bir bireyisin. Senin gönül rızası ile Türk Vatandaşı olman ve bundan gurur ve mutluluk duyman, diğer vatandaşlar tarafından kabul edilmen için yeterlidir. Bu çerçevede berabersek, Ne mutlu –senin gibi- Türküm diyene . Dikkat edersen, “Ne mutlu etnik kökeni Türk olana” demiyoruz . . .”
İşte Çeçen kökenli olan ben de, bu sade, çağdaş, gerçekçi ve birleştirici tanım ( “Türk Vatandaşı = Türk” ) çerçevesinde, “Türküm” demekten ve “Türk Milleti” nin bir bireyi olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum. Ben ve benim gibi düşünenler ( Türk vatandaşlarının çok büyük çoğunluğu ), bu yazıyı okuduktan sonra veya ileride bilinçlenerek samimiyetle “BİZ” e katılmak isteyenlere de –Mevlana ve Yunus Emre gibi yaklaşarak – sevinerek kucak açarız ( zamanında bilerek veya bilmeden bölücü örgütlere destek vermiş olsalar bile . . . ). BİZ’ e katılmayan “ONLAR”ı da hoşgörüyle karşılarız. Yeter ki, huzurumuzu kaçıracak eylemlere kalkışmasınlar.
Şimdi gelelim “TOPLUMSAL BARIŞ BİLDİRGESİ” ndeki saptamalara ve ilkelere ışık tutacak açıklamalara ;
VATANIMIZ “ TÜRKİYE ” , HEDEFİMİZ “ ÇAĞDAŞ VATAN ”
Bu hedef, “Çağdaş yaşam ve AB standartları çerçevesine, Vatanın Demokratik, Ekonomik, Hukuksal, Sosyal, Kültürel, Yönetsel, Fiziksel ve Eğitsel koşullarının geliştirilmesi” şeklinde sunulmalı ve uygulanmalıdır. Böyle çok yönlü bir yaklaşım yaygın kabul görebilir ve Toplumsal Barış için gereken ortamı sağlayabilir. Örneğin, artık Türk vatandaşları arasındaki tüm etnik gruplar yasal çerçevede açacakları dil kurslarında çocuklarına kendi anadillerini öğretebilecekler. Ama, Türkçe bazlı 8-12 yıllık temel okul eğitimi -tüm vatandaşlar için- zorunlu, kaynaştırıcı ve fırsat eşitliğini sağlayıcı bir ortak temel olmaya devam edecek. Hiçbir etnik grubun anadiline - yurt çapında veya bölgesel olarak - ayrıcalık ( ikinci resmi dil vb. ) tanınmayacak. Bu yaklaşım Kürt kökenli vatandaşların çok küçük bir bölümüyle yaşanan çatışma cephesine de barış getirebilir ( ek getiri ). Ama, bu bir “Kürt Açılımı” değildir ( öyle bir sunuş yanlış beklentilere ve haklı tepkilere yol açar ), bunun “Çerkez, Laz, Tatar, Boşnak, Arnavut, Roman, Yörük, …, Alevi, Süryani, … Açılımı” olması da beklenemez.
2) ÇAĞDAŞ VATANDAŞLIK HAKLARI >>> “TÜM” TÜRK VATANDAŞLARINA “EŞİT” OLARAK VERİLECEK
Çağdaş vatandaşlık hakları ırk-etnik köken, din-mezhep ve anadil farkı gözetmeden tüm Türk vatandaşlarına eşit olarak verilecek . Halen sahip oldukları haklar -gerçekçi ve adil bir yaklaşımla- iyileştirilecek. “Gerçekçi Çerçeve” nin dört kenarı da “4-Tek” ilkesi ile açıklanabilir ( Bkz. Anayasamızın ilk maddeleri ) ; Tek Vatan / Tek Bayrak / Tek Millet / Tek Resmi Dil : Türkçe ( çok büyük çoğunluğun ana dili ) Bu vazgeçilemez değerlerimizi dört çekerli bir arabanın tekerleklerine de benzetebiliriz ; Tekerlerden biri olmazsa araba ( vatanın ve milletin bütünlüğü ) yola devam edemezken, dört tekerimize de sahip çıkarsak, kimse bizleri birbirimize düşüremez, huzurlu ve güçlü bir millet olarak dünyada hep başa güreşiriz.
VATANA ve MİLLETE ZARAR VERENLERE AYRICALIK VERİLEMEZ !
Çeşitli kalkışma eylemlerine katılanlar ve silahlanıp dağa çıkanlar, Türkiye’deki her etnik ve dinsel kökenden on binlerce vatandaşımızın ( en fazla da Kürt kökenli olanların ) ölümüne sebep oldukları gibi, bu vatana ve millete çok yönlü ve büyük zararlar da verdiler. Güçlü devletimiz onların seviyelerine inmeden, gerektiğinde güncelleştirilen yasalar çerçevesinde onlarla baş etmeyi bilir. Büyük devletimiz seçerek eylemcilerin bazılarını affedebilir ama onlara veya tüm Kürt kökenli vatandaşlara ayrıcalıklı haklar verilemez. Sebebi ne olursa olsun, belli bir etnik gruba özel haklar verilmesini diğer Türk vatandaşları kabul edemez.
4) DEVLET TÜM VATANA ve TÜM VATANDAŞLARA SAHİP ÇIKACAK
Güneydoğu Anadolu’ da 30 yıldır sürmekte olan silahlı çatışmalardan, vatanımızın belli bölgelerinin ve çok sayıda vatandaşımızın zarar gördükleri biliniyor. Güçlü devletimiz – Doğal Afetlerde yaptığı gibi- o bölgelerde yaşanmış Sosyal Afetlerin de zararlarını gidermek için kısa, orta ve uzun vadeli çözümler üretecektir. Bu çözümler yanlışları düzeltme, yaraları sarma ve normal hayata geçiş için destek olma şeklinde olacak.O bölgelere özel, akılcı ve her adımı titizlikle planlanıp uygulanacak “Devletçilik” yaklaşımları geliştirilecek. Devlet alt yapı projeleri ile yetinmeyecek. Oradaki vatandaşlarımıza iş ve aş sağlamak için -karlılığına bakmadan- üretim tesisleri kurmaya, fırsat eşitliği sağlamak için de eğitime ağırlık verecek. Bölgedeki feodal ağalık yapısının zararlarını en aza indirecek projeler geliştirip uygulayacak (Toprak reformu gibi). Ama, bu çözümler hiçbir zaman vatanın bir bölgesine ve/veya vatandaşların bir bölümüne kalıcı ayrıcalıklar vermek şeklinde olmayacak, o bölgelere federal sisteme benzer bir düzenleme getirilmeyecek. Üniter devlet sistemimiz gerektikçe iyileştirilebilir ama bütünlüğü bozacak bir federal sisteme hiç gerek yok ; Vatandaşlar -ortak zenginliğimizi oluşturan- etnik, kültürel ve dinsel çeşitliliklerini demokratik yollardan seçilen il ve ilçe belediyelerinin olanaklarıyla ( zaman, zaman birkaç belediye bir araya gelerek, gerektiğinde, valiliklerin ve merkezi hükümetin çeşitli organlarından da -Kültür Bakanlığı gibi- destek alarak ) yaşayabilirler.
5) HEPİMİZ VATANIMIZA , ORTAK GEÇMİŞİMİZE ve GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ.
Türkiye’ miz dört mevsimin yaşandığı iklimiyle ( iklim cephemiz sorunsuz ; Dört tekerimiz de çalışıyor ... ) doğal güzellikleriyle ve yer altı kaynaklarıyla, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle, çok önemli ve avantajlı jeopolitik konumuyla dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir vatandır. Atalarımız, herkesin imrendiği bu değerli vatanı yüzyıllar süren savaşlar neticesinde kanları ile kazanmış ve bizlere emanet etmişlerdir.
Herhangi bir savaşa girmeden böylesine cennet bir vatanda bir dönem ( kişi başına ortalama 70-80 yıl ) yaşama şansını yakalamış olan bizim kuşağımız, bunun ne kadar değerli bir şans olduğunun bilincine varmalı ; Bilmeliyiz ki, geçici bir süre yaşamakta olduğumuz bu cenneti cehenneme dönüştürmeye hakkımız yoktur. Hatırlamalıyız ki, bizleri kaynaştıran benzerliklerimiz farklılıklarımızdan çok daha fazla, önemli ve köklüdür. Bilmeliyiz ki, bizler sadece Osmanlı’ nın, Selçuklu’ nun, Oğuz’ ların ve diğer tarihi Türk devletlerinin değil, aynı zamanda bu topraklarda yaşamış olan çok değerli bir çok medeniyetin de ( Sümer, Asur, Hitit, Frigya, Lidya, İyonya, Yunan, Pontus, Ermeni, Ceneviz, Venedik, Roma, Bizans, . . . ) mirasçılarıyız. Bu aziz vatanda mirasyediler gibi yaşayamayız. Hepimiz atalarımıza yakışır bir uygarlık kurmaya çalışmalıyız.
6) HEPİMİZ BİRBİRİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ, GELECEĞİ -GEÇMİŞE TAKILMADAN- KURACAĞIZ.
Çok değerli bir vatanımızın olması parlak bir gelecek kurabilmemiz için büyük bir avantaj sağlıyor ama bu yeterli değil. Hedefi tutturabilmemiz için güçlü bir millet olmayı da başarabilmeliyiz. O cephede de çok önemli avantajlarımız var ; genç oranı yüksek olan 70 milyonluk nüfusumuzla, yaratıcı, yeniliklere açık ve zor şartlara kolayca uyum sağlayabilen vatandaşlarımızla, sağlam değerlerimizle, dayanışma yönü kuvvetli aile yapımızla bizim güçlü bir millet olmamamız için hiçbir neden yok. Yeter ki, birbirimizin sosyal, kültürel ve etnik değerlerine saygı duyarak birbirimize sahip çıkalım, olaylara “Benim“ değil “Bizim” açımızdan bakabilelim.
Bu cephede geçmişte ( zaman, zaman ve yıllar boyunca ) yetki sahibi bireyler hatalar yapmış ve neticede bir grup ( etnik ve/veya dini ) vatandaşımız zarar görmüş olabilir ( başka ülkelerin tarihlerinde de yaşandığı gibi ). Şimdi her konuyu rahatça değerlendirebilme özgürlüğünü kazandığımız günümüzde, hepimiz ( bilgi sahibi olan-olmayan ) geçmişte yaşanan her tersliği ( yüzlercesi bulunabilir ) tartışmaya başlarsak ister-istemez kapanmış yaraları kaşımış oluruz. Sonunda, birbirimizden soğuyup uzaklaşırız, güçlü bir Millet olamayız.
Hepimiz -geçmişe takılmadan, kin ve intikam duygularına kapılmadan- gelecek için yeni sayfalar açmalıyız. Doğrusu, bu olayları ve süreçleri en iyi değerlendirebilecek olan tarihçilere emanet etmektir ( Ermeni olayları konusunda devletimizin önerdiği gibi ). Bu çerçevede, halen süregelen yanlışlar varsa, onlar da en kısa zamanda saptanıp, düzeltilmeli ( Alevi vatandaşlarımızın dini özgürlüklerini tam olarak yaşayamamaları gibi ).
7) DAHA NİCE HUZURLU ve GURURLU YÜZYILLARI BERABERCE ŞEKİLLENDİRECEĞİZ.
Cennet vatanımız, Anadolu + Trakya’ da binlerce yıl boyunca, çok çeşitli kökenlerden gelen tarihi vatandaşlarımızın - savaş olmayan dönemlerde- birbirlerinin adet ve değerlerine saygı duyarak barış içinde bir arada yaşadıklarını ve o dönemlerde dünya uygarlığına çok değerli katkılarda bulunduklarını biliyoruz. Bu vatanda Osmanlı döneminde ve son 30 yıl hariç Türkiye Cumhuriyeti’ nde de böyle uzun, huzurlu ve üretken dönemler yaşandı. Şimdi sıra bizde, bu vatanda nasıl yaşayacağımız konusunda bir seçim yapmalıyız ; Ya, her tahrikte bilinçsizce dolduruşa gelen vatandaşlar birbirleriyle, devlet de vatandaşlarla didişip duracak. Neticede her açıdan çok büyük zararlara uğrarken, bu vatanı cehenneme çevirme konusundaki eşsiz becerilerimizle düşmanlarımızı memnun ederken, dostlarımızı üzmeye devam edeceğiz.. Ya da bilinçli bir seçim yapacağız, yeni bir barış ve huzur dönemini başlatarak dünya tarihine altın harflerle yazılacak daha nice yüzyılları beraberce ( bizler, çocuklarımız, torunlarımız, . . . ) şekillendireceğiz. Bu vatandaki binlerce yıllık birikimin mirasçıları olan BİZ, “Böl-Yönet” tuzaklarına düşmeyiz. BİZ, bölücülerin yapay Sağcı-Solcu,Alevi-Sünni,Laik-Dinci tuzaklarına düşmedik, yapay Türk-Kürt tuzağına da düşmeyeceğiz
İLK HEDEFİMİZ ; “ TOPLUMSAL BARIŞ ”, KALICI HEDEFİMİZ ; “ ÇAĞDAŞ VATAN ”
Bu vatan hepimizin. Hepimiz eşitiz. Sorunlar hepimizin. Hepsini beraberce çözeceğiz. “Çağdaş Vatan” hedefi hepimizin gönlünde yatıyor. Bu kalıcı ( yaşayan ) hedefimize koşarken, ilk hedefimiz ”Toplumsal Barış” olacak. Bizler, bilinçli olduğumuz kadar da gerçekçiyiz ; Çoğunluğu yüzyıllardır süregelen sorunlarımızın tümüne kısa zamanda çözüm bulamayacağımızı biliyoruz. “Çağdaş Vatan” hedefimize ulaşabilmemiz için çok yönlü çok proje geliştirmeliyiz. Bizler, bu zorlu süreçte “Barış İçin Beraberce Çalış” maya kararlıyız. Bu ilkemizi sadece “Toplumsal Barış Bayramı” nda değil, her zaman hatırlayacak ve eylemlerimize yansıtacağız.
9) BARIŞ SADECE DEVLETİN, HÜKÜMETİN, SİYASİ PARTİLERİN, STK’ LARIN DEĞİL, HEPİMİZİN GÖREVİDİR
Oturduğumuz yerden başkalarının yaptıklarını ve vatanımızda yaşananları eleştirerek bir yere varamayız.Vatanımıza ve geleceğimize BİZ sahip çıkmalıyız. Meydanı çok az sayıda ama çok ses çıkartan ONLAR’a bırakamayız. Bu çerçevede, hepimize görev düşüyor ; Her kesimden ve her yöreden her Türk vatandaşının bulabildiği her fırsatta ve her ortamda yapabileceği her türlü olumlu katkıyı yapması gerekir. Kısacası, Barışa ulaşmak ve onu koruyabilmek için yapılması gerekenler, hoşgörü çerçevesinde birbirlerine kenetlenmiş ve ortak hedeflerine odaklanmış olan, tüm Türk vatandaşlarının sürekli ve yaşamsal görevleridir.
10) HEPİMİZ BARIŞ İÇİN YARIŞACAĞIZ ! . . .
Evet, Barışı yakalayabilmemiz için siz sevgili vatandaşlarımın tümünü uzun soluklu bir yarışa davet ediyorum. Bu yarış hiç de kolay geçmeyecek. Artık kan ve gözyaşı dökülmesini önlemek için çıkacağımız bu yolda bolca ter dökmeye hazır olmalıyız. Her koşulda, sabırla ve hiç yılmadan yarışa devam etmeli, eski hatalarımızdan dersler çıkartarak her yeni aşamada daha bilinçli, yapıcı ve birleştirici adımlar atmalıyız. Özellikle gençlerimizi bilinçlendirmeli, karşılıklı saygı ve hoşgörü çerçevesinde kaynaşmalarını sağlamalıyız. Kısacası, “Toplumsal Odaklanma” ile yurt çapında uygulanacak bir “Barış Seferberliği” nden bahsediyorum .
Son olarak, “Barış için Yarış” davetimin tetikleyeceği eylemleri tüm ilgili kurumların, sorumlu yetkililerin ve değerli vatandaşlarımın sağduyularına bırakırken, hepimizin bireysel olarak ve gruplar halinde yapacağımız katkıların önünde hiçbir engelin duramayacağına inanıyorum. Böylece, büyük özlem duyduğumuz Barış ve Huzur ortamına kavuşurken, ufuktaki milli hedefimize de rahatça odaklanabileceğiz ; “ HEDEF >>> 2023 “ Türkiye Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünü -en az 10. Yıldönümündeki heyecan ve coşku ile- kutlamak. Ne dersiniz ? Var mısınız ? . . .
Saygılarımla,
Prof. Dr. Haluk ÇEÇEN Yıldız Teknik Üniversitesi
10 - 1 - 10










